Dizi Şöleni Burda!dizisoleni.eniyiforum.biz
sitemizden daha iyi yararlanabilmek için lütfen buradan üye olınız!

hoşgeldin:Misafir! kaybolma derin sularda dizi şölenine bakmayı unutma!En son ziyaretin:

 Yeni Bloğumuz açılmıştır Tıkla! 
DİNLE SEVGİLİ (DİNLE SEVGİLİ FOX TV ) DİNLE SEVGİLİ DİZİSİ..Dizi şölenin de!

Derin Sular Tanıtım Filmi Dizi Şöleni'nde!

Giriş yap

Şifremi unuttum



Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 45 kişi Perş. Şub. 17, 2011 11:29 pm tarihinde online oldu.
En son konular
» Yıldız Masalı Künye
C.tesi Eyl. 17, 2011 5:24 pm tarafından Admin

» emir feriha avatar ve imzaları
Salı Haz. 28, 2011 12:51 pm tarafından Admin

» emir feriha resimleri
Salı Haz. 28, 2011 12:46 pm tarafından Admin

» Muhteşem Yüzyıl 1. Bölüm Fragmanı
Perş. Mayıs 26, 2011 12:46 pm tarafından Admin

» Muhteşem Yüzyıl
Perş. Mayıs 26, 2011 12:44 pm tarafından Admin

» DİNLE SEVGİLİ (DİNLE SEVGİLİ FOX TV ) DİNLE SEVGİLİ DİZİSİ..
Perş. Mayıs 26, 2011 12:30 pm tarafından Admin

» Derin Sular Tanıtım Filmi
Perş. Mayıs 26, 2011 12:25 pm tarafından Admin

» Derin sular bölüm özeti
Perş. Mayıs 26, 2011 12:22 pm tarafından Admin

» Kolej Günlüğü Fragmanları
Ptsi Nis. 25, 2011 12:55 pm tarafından Admin

» Kolej günlüğü konusu
Ptsi Nis. 25, 2011 12:50 pm tarafından Admin

Galeri


En iyi yollayıcılar
Admin (267)
 
ASİ26 (160)
 
gamze (146)
 
nimet (50)
 
engin_AR (9)
 
ser_ay (5)
 
hilary-duff (1)
 

Haftanın en aktif yollayıcıları

Anket

en yakışıklı erkek oyuncu sizce kim?

0% 0% [ 0 ]
33% 33% [ 1 ]
0% 0% [ 0 ]
0% 0% [ 0 ]
67% 67% [ 2 ]

Toplam Oylar : 3

Gevezeciceginyeri Forum

Anahtar-kelime

ocağı  feriha  korusun  murat  bölüm  yelleri  adanalı  bolum  melekler  emir  baba  kavak  


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Dizi Hakkında

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1default Dizi Hakkında Bir Perş. Eyl. 03, 2009 2:00 pm

Admin


Admin
Admin
Miladi takvim 1908, Hicri takvim 1326 senesini
göstermektedir. Abdülhamit’in baskıcı yönetimi, artan fiyatlar,
zorlaşan hayat şartları… Ne Osmanlı artık eski Osmanlı’dır; ne İstanbul
eski İstanbul… Bir yanda geçmişin kasveti, öte yanda 20. yüzyılın
yenilikleri…
İşte bu ahval içinde İstanbul’un eli yüzü güzel, orta halli
mahallelerinden birine uzanıyoruz. Bahçeli, üç katlı bir konak…
Mahdumları tarafından Paşababa olarak da anılan Halepli Seferi Mehmet
paşanın konağı… Girit isyanında, Osmanlı-Rus savaşında, Lübnan
olaylarında, oldukça büyük hizmetlerde bulunmuş bir paşadır. İki sene
önce de Hakkın rahmetine kavuşmuş. O öldükten beri konakta işler iyi
gitmiyor, borçlar durmadan artıyor.
Bir oğlu üç de kızı var Paşababanın: Oğlu Selim, Üsküp’te paşa… O da
babası gibi kudretli bir paşa, padişahımız efendimizin sadık
kullarından… Balkan dağlarında, Sırp çetecilere göz açtırmıyor.
Büyük kız Lamia evli… Kocası Şevket, sarayda ibrikçi başı… Herkese
kısmet olmaz böyle iş; “sallabaşını al maaşını”… Ne var ki Şevket,
kumar ve kadın düşkünü olduğundan maaşı yetmez olmuş, borçlar eve kadar
taşmış… İki kız bir de oğulları var Lamia’yla Şevket’in: Büyük kız
Nazlı, küçük kız Didar, oğul da Selim… Paşa dayısının adını vermişler
küçük Selim’e…
Lamia’nın bir ufağı, Belkıs… Belkıs ve kocası Mustafa’nın en büyük
dertleri çocuk sahibi olabilmektir. Her çareye başvurur, hacılardan,
hocalardan, macunlardan, muskalardan medet umar zavallılar. Asıl işi
marangozluk Mustafa’nın ama gece görüp gündüz hayra yorduğu “uçan gemi”
rüyaları, icatları, mucitlik sevdası yüzünden Deli Mustafa’ya çıkmış
adı; yanına uğrayanlar da dalga geçmek için uğruyor.
En ufak kız Fitnat. Evde kalmış garibim. Biraz yarım akıllı
olduğundan mı evde kalmış, yoksa evde kaldığı için mi aklının yarısını
yemiş belli değil. Koca da koca, başka bir şey yok… Çöpçatanlar için
kazanç kapısıdır Fitnat. Ne var ki çöpçatanların geliş gidişleri
Fitnat’a değil, yeğeni Nazlı içindir hep…
Nazlı, adı gibi nazlıdır her daim. Pek de güzeldir ama solgundur
yüzü… O haliyle bile bir bakışı kaç tane delikanlının aklını alır
götürür başından… Mahir’in de aklı böyle gider başından ama bu sefer
Nazlı da vurulmuştur bu delikanlıya… Gel gör ki Mahir’in ailesi biraz
kalburüstüdür ve oğullarına da kendisi gibi tahsilli, iyi aileden gelme
bir kız bakmaktadırlar.
Bütün bu koşuşturmayı dışarıdan izler Didar. Ablası gibi ilgi çekmek
için devamlı öksüren, naz yapan bir kız değildir o. Ağaç tepelerinde
gezmektedir. Ama artık kulağının bükülme, dizini kırıp oturma yaşı
gelmiştir anne-babasına göre… Ablası evlenir evlenmez, ona da bir
kısmet bulacaklardır elbet.
Evin en ufağı Selim, dayısının adını taşımanın da verdiği
şımarıklıkla ortalığı karıştırıp durur. Afacan bir Şeytan çekicidir.
Hele ki hizmetçi Eleni’nin kızı Despina’yla bir araya gelmeyi
görsünler: Nazlı’ya gelen aşk mektuplarından şeytan uçurmaları mı
yapmazlar, yoldan geçen mumculara, yoğurtçulara çürük meyve mi
atmazlar, hangi birini sayalım. Ne Lamia, ne Eleni, ne evin erkekleri,
bu iki yaramazı durdurmayı başaramazlar…
Binnaz, Paşababanın kız kardeşidir. Eşini Girit isyanında
kaybetmiştir. Ne ölüsü, ne dirisi bulunabilmiştir adamcağızın. Binnaz
hala daha 19 unda dul kalmış, bir daha da evlenmemiştir. Bir yandan tek
aşkı olan eşini, bir yandan da konağın eski şaşalı, zengin günlerini
anıp durur. Yeğenlerini bir arada tutmaya, konağın elden çıkmamasına
gayret eder. Herkesin sevgilisi, biricik Binnaz halalarıdır o…
Artık konak eski paralı günlerinde olmadığından, çalışanlar da bir
bir ayrılmıştır. Bir tek Eleni kalmıştır geriye… O da boğaz tokluğuna
çalışır. Allah razı olsun paşababadan, iki sene önce acıyıp yanlarına
almıştır Eleni’yle kızını; yoksa sokaklarda perişan olacaklardır. Bunu
bilir, saygıda hizmette kusur etmez Eleni. Bütün aile sever Eleni’yi
ama Selim Paşa bir başka sevecektir…
İşler gün geçtikçe kötüye giderken bir de Selim Paşa çıkar gelir
Üsküp’ten… İşte şimdi ayvayı yemişlerdir. Ev ahalisini bir telaş sarar.
Eğer Selim, bu borcu harcı, bohçacıya, muskalara giden paraları, eve
gidip gelen talipleri öğrenirse taş üstünde taş baş üstünde baş
bırakmayacak derecede sert ve asabi bir adamdır.
Ne var ki, Selim Paşa’nın gözleri yakınında patlayan humbara mermisi
yüzünden kör olmuştur. Geçiçi bir körlüktür; eninde sonunda gözleri
açılacakır, bütün bu rezilliğin hesabını soracaktır ailesinin
fertlerinden. Selim paşanın gözleri açılır açılmasına ama korkulan
olmaz çünkü Selim Paşanın gözü güzeller güzeli Eleni’den başkasını
görmez, başkasına bakamaz olmuştur.
Kaynak: Ailesaadeti.tv







Kullanıcı profilini gör http://dizisoleni.eniyiforum.org

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz